Yâ Nasip

İnsan diyorum;

En çok da kendisi mâni olurmuş nasibine...

Bazen nasibe münasip olmayarak yaparmış bunu...

Bazen gözünün önündeki nimeti görmeyip, uzaklarda aramakla...

Bazen de olduğu yere çakılıp, uzaklara bakmamakla nasibine körleşirmiş!

Kendisinin bile fark etmediği kıskançlıkla nasibini tepelermiş insan... ki bu en ağır yaşanılan nasipsizlikmiş!

Bazen koşuşturmalarına, işine gücüne, malına mülküne, çoluğuna çocuğuna ve hatta yoğun akademik faaliyetlerine dalarak nasibinden uzaklaşırmış!

Bazen de kulluğuna gömülerek görmezmiş ayağına gelen nasibi...

Bazen duyduklarını işitmemekle, bildiklerine ters düştüğünü düşünmekle; muhatabını anlamaya, tanımaya çalışmamakla ve tanımlamaya, daha ötesi çürütmeye çabalamakla nasibini uzaklaştırırmış kendisinden...

Bazen çok konuşarak, bazen çok yazarak, bazen de anlatmakta ısrar ederek nasibin bereketi yok edilirmiş!

Talep olmadan arz edilen nasipmiş en çok da ziyan edilen!

Muhatapları olmadan serdedilen düşüncelerle, sorulmadan belirtilen kanaatlerle havada kalırmış nasipler ve bir türlü inzal olmazmış kalplere vahiyler...

İnsan anlaşılmadığını anladığında, anlatamadığını düşünüp daha fazla konuşmak istemezmiş!

'Anlam'ın değerini bilen insan, anlaşılmadığında değil, gerçekten anlaşıldığında oturur ağlarmış!

"Acele etmeden yaşamak da bir sanattır" demiş, hayattan nasiplenmiş biri...

Acele edip, hızla koşarak geride bıraktık belki de nasibimizi...

Nasip bu; 

Ancak bir günlük ömrü olan narin kelebeğin çekebileceği kaya kadar ağır ve serttir insana karşı...

Hayata değer veren insan için her şey fark edermiş!

Eğer 'fark etmez' demeye başlamışsa, onun için yeni bir yolculuk başlarmış!

Bilemiyorum!

Yâ nasip diyorum!

Ekim 2025

Selam Yurduna Davet

Geçmişin kavgasını sürdürenler, geleceği inşa edemezler! Eşyanın tabiatında/özünde selam, yani barış, güven, esenlik ve toplumu selamete ula...